Büyükbaşlar Ortadoğu'da...
Gündemi en çok meşgul eden hadise şüphesiz Bush'un Ortadoğu ziyareti.
2007'nin son günleri ve 2008'in ilk günlerindeki hareketlilik ve karanlık
gecelerin aydınlık sabahına doğru hızlı gidiş karanlık gecenin efendilerini
huzursuz etmiş gibi görünüyor.
Dünya'nın kalbi neden Ortadoğu'da atıyor.
Dünya haberlerine baktığınız zaman en çok ortadoğudan bahsediyor.
Nedir bu Ortadoğu. Nerededir bu Ortadoğu?
Bu başka bir sohbet konusu olsun bugünkü konumuz büyükbaşların Ortadoğu
çıkarması.
Abdullah Gül'ün ABD ziyareti bitmeden Bush'un Ortadoğu turu başladı. İsrail
ile siftah yapan Bush ardından Bahreyn'e geçti. Bu sırada III.Ramses olarak
tanımlanan Sarkozy'de Ortadoğu'da imiş. Abdullah Gül'de bugünlerde Mısır'a
gidecekmiş. UAEK Başkanı Baradey daha dün İran'daydı. Hareketliliğe bak sen.
Geçenlerde yaklaşık 20 gün önce Ali Laricani Mısır'a gitti. Direk Rehber
Ali Hamaney'in temsilcisi olarak ve 1979'dan beri diplomatik ilişkinin
bulunmadığı Mısır'a. Bu görüşmelerde öyle konular görüşüldü ki. Etkin bir
İslam Konferansı Örgütü(-ki İran Şii üye olmamasını istemiştir) ve Mısır'a
İran Büyükelçiliğinin açılması benim dikkatimi çeken ve dünya müslümanlarını
ilgilendiren önemli konulardı.
Bunun konuyla ne alakası var.
Çok alakası var. Birazdan...
Bush görünürde Filistin-İsrail sorununu çözme adına geldiği Ortadoğu'da savaş
çanlarını çalmaya başladı bile.
ilk cümle HAMAS silahsızlandırılmalı.
Tamam.
İkinci cümle HAMAS yeni hükümette ve seçimlerde yer almamalı.
Tamam.
Sonra İsrail açıklama yapıyor Gazze'ye saldıracağız. Saatler geçmeden
Filistin'den şehid haberleri...
Bush Bahreyn'e geçer. Uşak rejimlerin hoş karşılama törenlerinin yanısıra
asıl önemli olan mazlum halkların tavırlarıdır. Bahreyn halkının Nasrullah'lı
Hizbullah bayraklı, İmam Humeyni'li Rehber Ali Hamaney'li ve "Kahrolsun Amerika
Kahrolsun İsrail" sloganlı protestoları zalimlerin yüreklerindeki korkuyu
bir kat daha arttırmıştır inş. Allah Bahreynli müslüman kardeşlerimizden
razı olsun.
Bush açıklamalara devam ediyor. İran terörü destekliyor. İran Hürmüz boğazında
bizim gemilerimizi taciz etti ve tarihi cümle İran'a demokrasi getireceğiz.
Evet.
İran'a demokrasi gelecek. Teşekkürler Bush.
En son Afganistan ve Irak'a getirilişinin acı sonlarını görüyoruz.
Belki gündemimizde değil ama Somali,Etiyopya,Uganda,Kenya ve adını sayamadığımız
İslam coğrafyalarında Büyük Şeytan Amerika'nın demokrasi getirme vaadleri
müslümanlara kan ve gözyaşı getirmektedir.
Bush diyor ki Ey Arap Dünyası birleşelim ve bu İran tehdidini ortadan kaldıralım
Pekala seni kim ortadan kaldıracak.
Burada yine konuyu değiştirmek istiyorum.
Hizbullah-İsrail savaşından sonra Hasan Nasrullaha diyorlarki İsraili siz mi
yok edeceksiniz.
O da dedi ki hayır o işi Filistinli kardeşlerimiz yapacak bizim işimiz Amerikayla.
14 Ocak 2008 tarihli Muharrem konuşmalarından birindede Amerika düşmanı olmak
bizim için şereftir demiştir. bu şeref aslında her müslümana lazımdır.
Şerefli olmak isteyen müslümanın yapması gereken budur.
Amerika'yı kimin ortadan kaldıracağına baktıktan sonra Sarkozy'nin
Suudi Arabistan'a nükleer destek yapayım demesi şaşılacak bir durum değil mi?
Bunlar değil mi İran'ın nükleer gücüne kafasını takan Maskeli Beşler(BM daimi 5 üyesi)
Evet bunlar.
Ve 14 Ocak günü okuduğum bir haberle bir çok alanda anlaşmalar imzalandığı
duyuyorum.
Abdullah Gül, ABD'de ne yaptı. Bölge değerlendirmesi yapıldı. Geldi hemen Mısır'a
Mısır dönemeçte önemli bir yere sahip o yüden yukarıdaki Laricani çıkarması
tam 28 yıl sonra yapıldı. Tüm dünyanın ve süper güçlerin oyunları varsa İslam
İnkılabının da oyunları var. Elhamdülillah.
Bush -bu yazıyı siz okurken- Dubai temaslarını bitirip başka bir ülkeye
geçiyor olabilir. Bakalım daha neler yumurtlayacaklar.
Pekala Sonuç?
Sonucu kestirmek çok basit ama çok zor.
Biz müslümanız ve elbet galip geleceğiz(tabii hak edebilirsek (Maide,54,55,56))
Gerisini onlar düşünsün. Adı büyük kendi küçük başlar.
Vesselam
14 Ocak 2008
Cevahir.